Prof.Dr. E. Cumhur Şener
Prof.Dr. E. Cumhur ŞENER
Göz Hastalıkları Uzmanı
ulaşım
haber

Persistan Fetal Damarlanma; PFD (Persistan Hiperplastik Primer Vitreus; PHPV)

Fe­tus­ta gö­zün ge­li­şi­mi sı­ra­sın­da, op­tik si­nir ba­şın­dan lens ar­ka­sı­na doğ­ru hya­lo­id ar­ter uzan­mak­ta­dır. Bu vas­kü­ler sis­tem nor­mal­de in­tra­ute­rin 8. ay­da ta­ma­men reg­re­se olur. Sağ­lık­lı bi­rey­ler­de op­tik si­nir ba­şın­da ve­ya len­sin he­men ar­ka­sın­da kü­çük ka­lın­tı­la­rın gö­rül­me­si müm­kün­dür. Bu ka­lın­tı­lar da­ha bü­yük ol­du­ğu tak­tir­de PFD’ye yol aç­mak­ta­dır. Has­ta­lar­da pre­ma­tür do­ğum ve ok­si­jen te­da­vi­si hi­ka­ye­si­nin ol­ma­yı­şı pre­ma­tü­re re­ti­no­pa­ti­sin­den ayırt edil­me­sin­de önem­li­dir.

  4-23 Ekstrakapsüler katarakt ameliyatı yapılmış olan persistan fetal damarlanması olan göz. Saat 10-1 kadranları arasında ön kapsülün soyulduğu hat izleniyor (küçük oklar). Lens arka kapsülünün hemen arkasındaki fibrovasküler proliferasyonun saat 3-5 kadranlarında siliyer cisme uyguladığı traksiyon izleniyor (büyük ok).

PFD ti­pik ola­rak mik­rof­tal­mik bir göz­de len­sin ar­ka yü­zün­de fib­ro­vas­kü­ler bir plak ola­rak mev­cut­tur. Pla­ğın or­ta­sın­dan len­sin ar­ka yü­zü­ne ve ek­va­to­ru­na doğ­ru rad­yal ola­rak uza­nan vas­kü­ler ya­pı­lar iz­le­ne­bi­lir. Ge­nel­lik­le tek ta­raf­lı­dır. Za­man­la kon­trak­te ola­rak si­li­yer ci­sim pro­ses­le­ri­nin len­sin yü­ze­yin­de gö­rül­me­si­ne, ön ka­mara­nın da­ral­ma­sı­na ve açı ka­pan­ma­sı glo­ko­mu­na, kor­nea­nın bu­la­nık­laş­ma­sı­na, ka­ta­rak­ta ve re­ti­na de­kol­ma­nı­na yol aça­bi­lir. Ha­ya­tın ilk haf­ta­la­rın­da be­lir­gin olan bu kli­nik tab­lo mik­rof­tal­mi, lö­ko­ko­ri, şa­şı­lık ve nis­tag­mus­la ken­di­ni gös­te­re­bi­lir.

Te­da­vi­de, vit­re­ore­ti­nal cer­ra­hi ile kon­trak­te olan fib­ro­vas­kü­ler do­ku­nun ser­best­leş­ti­ril­me­si­ne ça­lı­şı­lır. Kul­la­nı­la­bi­lir bir gör­me el­de edil­me­si ol­duk­ça zor olup, asıl amaç komp­li­kas­yon­la­rı ön­le­ye­rek da­ha koz­me­tik bir göz sağ­la­mak­tır. Re­ti­nob­las­tom­dan ayırt edil­me­si ge­re­ken du­rum­lar­da ul­tra­son ve BT’nin önem­li ye­ri var­dır. Ayı­rı­cı ta­nı ya­pı­la­ma­yan na­dir ol­gu­lar­da enük­le­as­yon ge­rek­li ola­bi­lir.

Ar­ka PFD’de, op­tik si­nir ba­şın­dan uza­nan fib­ro­vas­kü­ler do­ku re­ti­na­da trak­si­yo­nel de­kol­ma­na yol aça­bi­lir. Bu du­rum­da göz ge­nel­lik­le sağ­lık­lı ol­mak­la bir­lik­te gör­me ile­ri de­re­ce­de et­ki­le­ne­bi­lir.

Per­sis­tan Hya­lo­id Ar­ter

Em­bri­yo­nik ya­şam­da op­tik disk­ten lens ar­ka kap­sü­lü­ne uza­nan da­mar ya­pı­sı ba­zen ge­ri­le­me­ye­bi­lir. Na­di­ren bir da­mar ya­pı­sı tü­müy­le ka­lır­ken ol­gu­la­rın ço­ğun­da ya lens ar­ka­sın­da bir kuy­ruk gi­bi yer alır (Mit­ten­dorf le­ke­si) ya da op­tik dis­kin üze­rin­de bir kam­çı gi­bi du­rur (Berg­me­is­ter pa­pil­la­sı) (Resim 4-24). Gör­me­yi olum­suz et­ki­le­mez­ler.


4-24 A. Lensin hemen arkasında gerilememiş hyaloid arter kalıntısı ve yapıştığı yerdeki Mittendorf katarakt izleniyor B. Bergmeister papillası; gerilememiş olan hyaloid arter kalıntısı optik diskten vitreusa doğru uzanıyor.